O'nu serbest bırakacakmışlar; Bi durun hele! Siz Türk milletiyle alay mı ediyorsunuz;

TBMM çatısı altında Bahçeli'nin çıkışıyla aylardır süren ve son olarak dün sahnelenen "komisyon" tiyatrosu, bu aziz milletin sabrını sınayan bir ihanet vesikası olarak tarihe geçmiştir. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu adı altında toplananlar, 40 bin evladımızın katili, bebek katili Abdullah Öcalan’a "umut hakkı" adı altında özgürlük kapısını aralamaya çalışıyor. Bebek, kadın, öğretmen, polis, asker anne baba, 40 bin can bir yana, ülkenin eğitimi, sosyal ve ekonomik yapısı gibi tüm alanlarda modern devletlerin çok gerisinde kalmamızın de neticesidir bu terör örgütü ve alabaşısı. Yani geçmişin olduğu kadar gelecek nesillerimizin de tüm insani haklarının gaspçısıdır bunlar.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız çıkmış, "Umut hakkı konusunda uzlaştık, problem yok" diyor. Şaka mı yapıyorsunuz, yoksa bu milletin hafızasını mı küçümsüyorsunuz?

Sağ Gösterip Sol Vuramazsınız!
Daha düne kadar meydanlarda ip atan, her fırsatta "CHP, terör örgütü PKK ve bebek katili Öcalan’ı serbest bırakacak" diye bas bas bağıran Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP ve Türk devletinde Türk olmayı ırkçılık olarak tanımlayan, "Türklüğü ayaklar altına aldık" diyebilen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve partisi AKP, yanına terör örgütünün siyasi kanadı DEM’i de alarak Öcalan’ı serbest bırakacaklarını artık açıkça beyan ediyorlar. 'İki Ayyaş' diyebilenler bakıyoruz bugün DEM'lenmekten geri kalmıyor.

Orada bir durun bakalım!

Siz bu millete sağ gösterip sol vuramazsınız. Size oy veren vatansever vatandaşların iradesini, terör elebaşına can simidi olsun, amaçları Türk devletinin doğu bölgesini kopararak bir devlet kurma hayali olanlarla iş tutun diye mi aldınız? Bu milletin değerlerini pazarlık masasına sürmek kimsenin haddi değildir.

Türk Milleti Sizin Figüranınız Değildir
Şunu o kalın kafalarınıza iyice yerleştirin:

Türkiye’yi siz kurmadınız! Türkiye’yi kanıyla, canıyla Türk milleti kurdu.

3-5 vekilin ya da iki şahsın ağzından çıkacak sözlerle bu devletin kaderi tayin edilemez.

İdam edilmesi gereken hainleri beslemek bile bu milletin vicdanını yaralarken, onları sokağa salmayı düşünmek siyasi ve vicdani bir intihardır.

Bu şanlı Türk bayrağının gölgesinde, bu devletin tek bir yaprağını bile koparmaya hiç kimse cesaret edemezken; 40 bin canın katilini "hukuk" kılıfıyla aklayamazsınız. Millete ihanet edenlerin geçmişteki akıbetleri ortadayken, bu ateşle oynamak kimseye hayır getirmez.

Karşınızda 80 Milyon Mustafa Kemal Var!
Unuttuğunuz bir şey var: Sizin karşınızda sadece bir seçmen kitlesi yok.

Karşınızda Türk milleti var! Karşınızda Çanakkale’nin, Kurtuluş Savaşı’nın ruhu var! Karşınızda, damarındaki son kan damlasına kadar Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı 80 milyon Mustafa Kemal Atatürk var!

Ülkenin milli güvenliğini ve bağımsızlığını etkileyen, beka sorunu doğurabilecek olan bazı konularda karar yetkisi TBMM'yi de aşar ve Yüce Türk Milletini ilgilendirir; referanduma veya halka(seçim) gidilir. Bu devletin temelleri Ankara’nın karanlık kulislerinde değil, cephelerde atıldı. Maşası olduğu İsrail ve Türk toprağında gözü olup fırsat kolloayan tüm yabancı devletlerin beslemesi Öcalan’a "umut" olanlar, şehit analarının feryadında boğulacaklarını bilmelidir.

Bir durun hele! Bu topraklar sahipsiz, bu millet de dilsiz değildir! Bu milletin dili çözülürse sonuç ikinci bir Kurtuluş Savaşı'dır ikinci bir 1923'tür!