Keçiören’de Siyasi Transfer İddiası Gündemde: Özarslan Sessizliğini Koruyor

 Türkiye Haber giriş: 06 February 2026, Friday 21:21., Güncelleme: Bir gün önce
Keçiören’de Siyasi Transfer İddiası Gündemde: Özarslan Sessizliğini Koruyor
Abone ol

Ankara siyaset kulisleri, son günlerde dikkat çeken bir iddia ile hareketlendi. CHP’li Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın AKP’ye katılacağı yönündeki söylentiler siyasi gündemin en çok konuşulan başlıkları arasına girdi.

Kulislerde konuşulan iddialara göre, Özarslan’ın parti değişikliğine hazırlandığı ileri sürülürken, bu söylentiler AKP içerisinde de farklı tepkilere neden oldu. AKP’nin eski Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok’un, parti içerisindeki yol arkadaşlarına yönelik yaptığı çağrı dikkat çekti. Altınok’un açıklamalarında bazı ihalelere işaret ettiği ve bu durumun Özarslan’ın olası parti katılımına karşı bir uyarı niteliği taşıdığı yorumları yapıldı.

Siyasi çevrelerde tartışma yaratan iddiaların merkezindeki isim olan Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ise konuya ilişkin henüz herhangi bir açıklama yapmadı. Özarslan’ın sessizliği sürerken, kamuoyunda gözler yapılacak resmi açıklamalara çevrildi.

SİYASETÇİLERDE GÜVEN EROZYONU..

Türkiye siyasetinde parti değiştiren siyasetçiler artık istisna değil, adeta alışkanlık haline gelmiş durumda. Özellikle seçmenin oy verdiği siyasi kimlik üzerinden görev alan belediye başkanlarının, görev süresi içinde farklı partilere yönelmesi demokratik temsil anlayışını ciddi şekilde zedeliyor.

Seçmen sandık başına giderken yalnızca kişiye değil, aynı zamanda o kişinin temsil ettiği siyasi görüşe ve parti programına oy veriyor. Ancak seçim sonrası gerçekleşen bu tür transferler, seçmenin iradesinin göz ardı edildiği eleştirilerini beraberinde getiriyor. Siyasetin ilke ve idealler üzerinden değil, konjonktürel hesaplar ve siyasi fırsatçılık üzerinden şekillenmesi toplumda güven kaybını artırıyor.

Parti değişiklikleri, çoğu zaman “hizmet üretme” gerekçesiyle savunulsa da kamuoyunda bu hamleler genellikle siyasi kariyer planlaması ya da güç dengelerine uyum sağlama çabası olarak değerlendiriliyor. Bu durum, siyasetin etik değerlerine zarar verirken, seçmen ile siyaset kurumu arasındaki güven bağını da zayıflatıyor.

Demokrasinin güçlenmesi için seçilmiş yöneticilerin, seçildikleri siyasi kimliğe ve seçmen iradesine sadık kalmaları büyük önem taşıyor. Aksi halde siyasi transferlerin artması, toplumda “oy verdiğimiz kişiler değil, siyasi dengeler kazanıyor” algısını daha da pekiştiriyor.