Akrebin Soktuğu 8 Yaşındaki Dilara İnci hayatını Kaybetti: İhmal var..

 Alanya Bu haberin eklenme zamanı 29 Mayıs 2019, Çarşamba 19:54 ve en son 6 ay önce güncellendi
Akrebin Soktuğu 8 Yaşındaki Dilara İnci hayatını Kaybetti: İhmal var..

Son dakika.. Alaya'nın Çamlıca Mahallesi'nde meydana gelen olayda, evlerinin önünde oynayan 8 yaşındaki Dilara İnci'yi akrep soktu. Ailesi tarafından ALKÜ Eğitim Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan küçük kız tedavisinin ardından taburcu edildi. Evine getirilen Dilara kısa süre sonra tekrar fenalaşınca yeniden ALKÜ'ye getirildi ve buradan da Antalya'ya sevk edildi. Dilara yolda hayatının kaybetti.. Dilara'nın tedavi sürecinde ihmal iddiaları var. Küçük kızın ailesi, İhmal var, biz şikayetçi değiliz, giden gitti.. dedi.

Son dakika.. Alanya'nın Çamlıca Mahallesi'nde meydana gelen kahreden olayda, Ali-Ayşe İnci ailesinin 8 yaşındaki kızı Dilara İnci akrep sokması nedeniyle hayatını kaybetti.
Çamlıca Mahallesinde yaşayan İnci Ailesinin 8 yaşındaki kızı Dilara akrep sokması nedeniyle hayatını kaybetti. Evlerinin önünde oyun oynarken akrebin soktuğu Dilara İnci(8) ailesi tarafından ALKÜ Eğitim Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanede iğne yapılan küçük kız hastaneden taburcu edildi ve evine getirildikten kısa süre sonra yeniden fenalaştı.

Akrebin Soktuğu 8 Yaşındaki Dilara İnci hayatını Kaybetti
Akrebin Soktuğu 8 Yaşındaki Dilara İnci hayatını Kaybetti

Tekrar hastaneye kaldırılan Dilara Antalya'ya sevk edildi ancak yolda son nefesini verdi. 8 Yaşındaki Dilara Çamlıca'da gözyaşları arasında toprağa verildi. 

"İHMAL Mİ VAR"

Bir akrabasının da geçtiğimiz yıl kene ısırması sonucu hayatını kaybettiği ortaya çıkan ve akrep sokması sonucu ALKÜ'ye kaldırılan Dilara İnci'nin iğne yapılarak evine gönderildikten kısa süre sonra tekrar fenalaşması, 'tedavi sürecinde 'ihmal' mi var' sorularını akıllara getirdi. ALKÜ'den Dilara'nın tedavi sürecine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı..

AİLE "İHMAL VAR.. BİZ ŞİKAYETÇİ DEĞİLİZ, GİDEN GİTTİ.."

Öte yandan Yeni Alanya gazetesinden Ceren Şahin'in haberine göre, Dilara'nın acılı ailelesi ihmal va ama biz şikayetçi değiliz didi., Küçük kızın teyzesinin eşi Recep Demir, yaşananlara ilişkin “Pazar akşamı hastaneye kaldırılan Dilara’ya sadece bir iğne yapılıyor. Sonra da ‘Yapabileceğimiz başka bir işlem yok’ denilerek taburcu ediliyor. Aile, acile gittiklerinde, çocuğun akrep tarafından sokulduğunu, hatta akrebi öldürdüklerini bizzat söylüyor. Hastane tarafından ‘Akrebi görmemiz lazım, getirin’ gibi bir talepte bulunulmuyor. Köyden gelmişler, cehalet de var, ‘Doktor ilacını verdi’ diye düşünerek çocuğu eve getiriyorlar. Çocuk pazartesi günü öğlene kadar yatıyor, kalkıyor. Kusuyor, ağzından köpükler geliyor. Bizimkiler bu şikayetler devam ederken tekrar götürebilirlerdi elbette ama ‘Doktor ilacını verdi, iyileşir’ diyerek düşünüyorlar ve bekliyorlar. Akşama kadar böyle devam ediyor. Pazar günü Dilara taburcu edilirken aileye bir bilgilendirme yapılmamış. Zira yapılsaydı aile bu kadar beklemezdi. Bir ihmal söz konusu. Biz şikayetçi değiliz. Giden gitti, geri döner mi? Dönmez. Sabiyi (Dilara) rahatsız etmeye gerek yok. Lakin başka çocukların, insanların canı yanmasın. Çocuk hastanede müşahede altına alınabilirdi, doktor taburcu işleminden önce aileyi bilgilendirebilirdi. Bir daha bu tip şeyler yaşanmasın, başka ailelerin canı yanmasın diye konuşuyorum. Ben hastanede şunu gördüm, hastanede bir tanıdığın varsa, eşin, dostun çalışıyorsa ya da ağanın paşanın işiyse her şey çözülüyor, o iş görülüyor. Ama köylüyse, garibansa ilgilenilmiyor. Biz bunu gördük, bunu yaşadık” ifadelerini kullandı. 

‘BİR EKSİK VARSA GİDERİLMELİ’

Konuya ilişkin Veteriner Hekim Osman İncekara ise “Kesin olmamakla birlikte dünyada 1750 akrep türü içinden Türkiye genelinde 23 çeşit akrep bulunmakta, Alanya ve çevresinde altı çeşit akrep olduğu söyleniyor. Bu altı çeşit akrebin de yüksek etkili zehre sahip akrep olmadığı yönünde bilgiler var. Devlet Hastanesi'nde panzehir de bulunuyor. Kendi oğlum da 2015 yılında akrep tarafından sokuldu. 20 dakika içinde hastaneye götürdük. Panzehir yapıldı ve ben bizzat gözetim altında tuttum. Eğer semptomlar azalmasaydı yeniden müdahale edilecekti. Bu tür ısırmalarda, zehrin yoğunluğu ve miktarı kadar, şahsın beden iriliği de önemli. Vücut küçükse, bazen çok küçük oranda zehrin bile toksik etkisi yüksek olabiliyor. Vücut iriyse, alınan zehir toksik düzeye ulaşamayabiliyor. Bünyenin duyarlılığı da, bireysel farklılıklar yaratabiliyor. Maalesef kızımızın küçük bedene sahip olması da bir dezavantaj oluşturmuş olabilir. Akrebin bıraktığı zehir miktarı da etkili olmuş olabilir. Her akrep zehri aynı oranda toksisiteye sahip değil. İhmal kısmına yorum getiremem. Yapılan müdahaleye dair bir fikrim yok. İhmal vardır dersem hekimlerimizi olayın detayını bilmeden zan altında bırakmış olurum. Olayın oluştuğu andan hastaneye kadar geçen süreç de çok önemli. Prosedür düzgün işletildiyse vakanın daha çözülebilir olması gerekirdi. Vakada toksin miktarı, yani akrebin soktuğunda bıraktığı zehir miktarı, akrebin cinsi ve sokulan kişinin cüssesi etken faktörlerdir. Hekimin de elini rahatlatacak bilgilerin verilmesi ve hastanın zamanında hastaneye getirilmesi lazım. Sokan hayvanın rengi, şekli ya da bir fotoğrafı gibi bilgiler verilmeli ki panzehir doğru bir şekilde verilebilsin. Bu tip vakalarda sokulan kişinin 2-3 saat gözetim altında tutulması çoğu zaman yeterli. Doktor ancak bu sürenin ardından, vücuttaki toksinin etkisinin kalktığına inanırsa hastayı taburcu edebilir. ‘Panzehir verildi, ilaçlar yapıldı’ deyip takip bırakılırsa, devam eden süreçte semptomlar artabilir ve geç kalınmış olabilir. Eğer sağlık hizmeti akışında bir eksiklik varsa da, tespit edilip giderilmeli tabii ki. Zira bugün bu çocuğun başına gelen, yarın hepimizin başına gelebilir” şeklinde konuştu.