Alanya tek yürek; AyZEHİR'i istemiyoruz

 Alanya Bu haberin eklenme zamanı 10 Aralık 2019, Salı 12:53 ve en son Bir ay önce güncellendi
Alanya tek yürek; AyZEHİR'i istemiyoruz
Abone ol

Cumhuriyet Halk Partisi Alanya İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, İyi Parti Alanya İlçe Başkanı Yücel Apaydın ve Milliyetçi Hareket Partisi Alanya İlçe başkanı Mustafa Türkdoğana, 23’ncü dönem MHP Antalya milletvekili Hüseyin Yıldız ve STK'lar Yeşilöz-Uğrak mevkiindeki Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş’nin dolum tesislerinin tarıma, turizme ve doğaya vereceğini zarar gerekçesiyle kapasite artırım talebine verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu raporunun iptali için dava açtı. Alanyalı tüm siyasi partiler ve STK'lar ve vatandaşlar söz konusu tesis için tek yürek olurken AKP'den ise şu ana kadar bir ses çıkmadı.

ALANYA SİYASETİ  VE STK'LARI TEKYÜREK OLDU; İSTEMİYORUZ

23’ncü dönem MHP Antalya milletvekili Hüseyin Yıldız, Cumhuriyet Halk Partisi Alanya İlçe Başkanı Coşkun Karadağ, İyi Parti Alanya İlçe Başkanı Yücel Apaydın ve Milliyetçi Hareket Partisi Alanya İlçe başkanı Mustafa Türkdoğan, bazı STK temsilcileri ve yöre halkından vatandaşların da aralarında bulunduğu 19 kişi, avukatları aracılığı ile Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş’nin dolum tesislerinin kapasite artırım talebine verilen ÇED olumlu raporunun iptali için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na dava açtı. Dava dilekçesini CHP adına avukat Mehmet Can Karagöz, İyi Parti adına avukat Zeynep Kıvanç Güzel ve MHP adına da avukat Metin Küçük imzaladı.

İLGİLİ HABER

“BU TALEP HAKSIZ VE TARAFLI BİR TALEPTİR”

Dilekçede Antalya ili, Alanya ilçesi, Yeşilöz Mahallesi, Yeşilöz Deresi mevkiinde Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş tarafından yapılması planlanan “yanaşma dolfeni tesisi kapasite artışı projesi” ile ilgili olarak 15 Kasım 2019 tarihinde davalı bakanlık tarafından verilen ÇED olumlu kararı hakkında ivedilikle ve öncelikle yürütmeyi durdurma kararı verilmesi ÇED olumlu kararının iptali ve “kapasite artışının iptal edilmesi” ne yönelik duruşma istemli dava dilekçesinde, ÇED raporunun etkili ve işlevsel olmadığı, halkın katılımının olmadığı ve tüm sürecin şeffaf olarak tartışılmadığı, olası tehlikeler ve çevre felaketlerinin halka tam olarak izah edilmediği, menfaat dengesini gözeten eşit, adil ve tarafsız olmaktan çok ama çok uzak bir sürecin sonucu ortaya çıkmış haksız ve taraflı ÇED kararıdır vurgusu yapıldı.

TARIMA, TURİZME, DOĞAYA ZARARLI TESİS

Dava dilekçesinde iptal isteminin gerekçeleri de maddeler halinde sıralandı. Halkın katılımı toplantılarında idari işlemin unsurlarına aykırılık olduğu iddia edilen dilekçe de, “ÇED toplantı duyuruları ve halkın katılımı tesisin ilk kurulduğu 2004’ten beri engellenmeye çalışılmıştır” denildi. Tesisin kurulduğu bölge Alanya-Gazipaşa istikametinde yaklaşık 15 kilometrelik el değmemiş ve korunan sahilleri ile tertemiz denizi ile de çok önemli bir çevre koruma, carettacaretta yuvalama ve kum zambaklarının bölgede yetiştiği tek yer olduğu için doğal koruma bölgesidir denilen dilekçe de “Türkiye Cumhuriyeti’nin de taraf olduğu BERN ve CİTES- Tehlike Altındaki Türler Antlaşması çerçevesinde gerekli tedbirlerin alınması gerektiği ortadadır” ifadeleri kullanıldı.

GAZİPAŞA-ALANYA ARASI TRAFİĞE DE ZARAR!..

Tesisin Alanya ve yöre için yaratabileceği diğer tehlikelerden birisinin de, 350 metre uzunluğun da dev tankerlerin her hafta yanaşması ve petrol boşaltılmasına izin verilmesi çevresel bir felakete davetiye çıkarması olduğu belirtildi. “Hali hazırda aktif olarak çalışan ve genişletilmek istenen tesisin keşif sırasında görüleceği üzere herhangi bir terör ve bilişim saldırısına ve bu saldırı sonucu oluşabilecek çevre felaketine ve insan kaybına karşı da tamamen korumasızdır” denilen dilekçede kapasite arttırılması durumunda günlük yüzlerce tankerin 7/24 hiç durmadan çalışacağı, bu durumunda aşırı trafik yoğunluğu yaratacağı, bu tankerlerin sebep olacağı en ufak bir trafik kazasının avrupa ve dünya basının da Türkiye turizmini bitirmeye yönelik bir propaganda aracına dönüşebileceği ifadelerine yer verildi.

“SIZINTI TÜM ŞEHRİ OLUMSUZ ETKİLER”

Tesisin bulunduğu yörenin büyük tarım arazilerinde avokado yetiştiriciliği ve kapalı muz yetiştiriciliği yapıldığı belirtilen dava dilekçesin de depolama tesisinden bir şekilde sızacak petrolün yer altı sularına karışmasının önüne geçilmez bir çevresel ve sosyoekonomik felaketin nedeni olacağına dikkat çekildi. 200 bin yatak kapasitesiyle turizm şehri olan Alanya’nın tanıtımına vurulmuş bir darbe olarak nitelenen tesisin kapasite artışının zincirleme reaksiyonlara ve en ufak bir sorun da telafisi güç ve imkansız zararların oluşacağı hatta en basit sızıntı da on yıllarca sürecek bir kirliliğin oluşacağı vurgulanan dilekçe de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi istendi. Deniz akıntısının dipten Alanya istikametine doğru olduğu vurgulanan dilekçede,”en basit sızıntı da 2 saat içerisinde şehir merkezi tamamen etkilenecektir. Bu bakımdan söz konusu projenin sıradan bir gölet veya santral olmadığı da dikkate alındığın da proje etki alanının bütün bir şehir olduğunun kabulü zorunludur” denildi. 

ALANYA SİYASETİ 'TEK SES' OLDU; İSTEMİYORUZ..

Alanyalı siyasiler duruma sert tepki gösterdi..

ZAVLAK: Turizmi ve tarıma düşünmeyen, gözünü para bürüyen ve şehre ihanet eden bazı şahıslar..

Kararın açıklanması ile birlikte CHP’li Alanya Belediye Meclis Üyesi Nazmi Zavlak, şimdi ne olacak diye sorduğu açıklamasında konuyla ilgili kaygılarını dile getirmiş ve şu ifadeleri kullanmıştı: ‘Haftalık 160.000 ton akaryakıt Alanya'dan gidecek. (Alanya ve Gazipaşa'nın bir yıllık akaryakıt ihtiyacı yaklaşık olarak 90.000 ton).Bu akaryakıt tüm Akdeniz ve İç Anadolu bölgesine her yıl yüzlerce tankerle Alanya'dan dağılacak. Alanya'daki turizmi ve tarımı düşünmeyen gözünü para bürümüş, Alanya turizm ve tarımına göz göre göre ihanet eden bazı kişiler bu olaya ses çıkarmıyorlar. Bu tankerlerin patlaması veya sızıntı yaşanması durumunda bu kişiler de su yüzüne çıkacaklardır. Konuyla ilgili görüş bildirmesi gereken Alanya Belediyesi ve diğer kurumların, Alanya'ya kara bir leke bırakacak olan bu olaya, olumsuz yaklaşmaları ve tepki göstermeleri tek temennimizdir. Biz dün olduğu gibi bugünde Alanya için çalışmaya devam edeceğiz ve bu raporu olumlu çıkaranlara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.’

APAYDIN: ÇOK KÜÇÜK BİR KAZA, TARIM VE TURİZM AÇISINDAN FACİAYA DÖNÜŞECEK

Konuyla ilgili görüş bildiren İYİ Parti Alanya İlçe Başkanı Yücel Apaydın ise, “Konu aslında teknik bir konu çok da detaylı bilmemekle birlikte 2011 yılında kapasite olarak düşündüklerine göre çok daha küçük çaplı bir rafineri kurulacağı yönünde izinler alınıyor. Daha sonra Alanya Belediyesi 2014 yılından sonra internet üzerinden bu ÇED raporları ile ilgili olumlu görüş belirtiyor büyümeye devam ediyor tesis. Bugün itibarıyla alınan izinler ve yapılan faaliyetler göz önünde alındığında korkumuz o ki trafiğe çıkacak yüzlerce araç,  yakıt tankeri ve Allah korusun olası bir kazada çevrenin çok büyük zarar göreceğini özellikle tarımla geçinen halk çok büyük bedeller ödeyeceğini ve turizmde müthiş derecede sekteye uğrayacağını düşünüyorum. Bu yanlıştan dönüleceğine çok inancımız yok. Ülkeyi idare ve irade eden yerel irade bu konuda insiyatif alması gerekiyor.” Açıklamasını yapmıştı.